Sepette gıda ve alkolsüz
içeceklerin ağırlığı düşürüldü. Bu grupta (tarım dahil) fiyat artışları olduğu
gibi zaman zaman gerilediği dönemlerde de enflasyon rakamlarına olumlu yansıdığı oldu.
Alkollü içecekler ve
tütünde maliye tarafından vergi artırımları otomatiğe bağlanarak her altı ayda bir yapılmakta. Tabii firma zamlarını da dikkate aldığımızda, 2003=100 başlangıç
kabul edilen endekslerdeki en yüksek rakama ulaşmış endeks bu grup. Sürekli bir yükselen trend
içinde hareket ediyor. Son açıklanan enflasyon verilerine bir göz atın. En yüksek endeks ve en yüksek artış geçen yıla göre hangi grupta?
Alkollü içecekler ve tütün. Bu kalemde hükümetin vergi indirimi vs yapmasını
bekliyor musunuz?
Ulaştırmanın
ağırlığı 2 puan artmış. TL’nin değer kaybettiği, petrol fiyatlarının 50$
seviyesinde denge bulduğu; Avrupa Bölgesi’nde büyümeye yönelik verilerin
destekleyici geldiği ve ABD’de büyümedeki momentum göz önüne alındığında bu yıl
belki de 65$-70$ seviyelerinin görülebileceği petrolde; ulaştırma alanında ne
olur da fiyatları düşürür?
Gelelim eğitim,
lokanta ve oteller grubuna…
Geçen yıl turizmin yediği darbenin ardından fiyatlar dibin
dibini yapmıştı. Bu yıl bakalım nasıl olacak?
Lokantalar vs…
buradaki fiyatlar bir kere arttımı hiç düştüğünü gördünüz mü? Bu ay patlıcan düştü, musakkayı veya şakşukayı 10TL değil 5TL’den
satayım diyen lokanta biliyor musunuz? Biliyorsanız söyleyin,
denemek isterim…
Keza eğitim… Her yıl
artışlar enflasyonun üzerinde. Fiyatların gerilediği bir yıl kaydedilmemiş…
Son 10 yılın aylık enflasyon rakamlarını baz aldığımızda,
ortalama yıllık fiyat artış hızı %8-%8.25 seviyelerindedir. Enflasyon sepetindeki bu
değişim ile bırakın gerilemesini enflasyonun bulunduğu %7.5-%8.5 bandı içinde katılaşması
ve hatta çift hane ve yakın seviyelerde gezinmeye başladığını görebiliriz.
Bu değişiklik ile ilgili söylenmekte olan eleştirilere de katılıyorum. Özellikle reel olarak geliri artmayan, kişi başına düşen milli geliri ABD Doları bazında gerileyen ülkemizde, aşağıdaki tabloda yer alan bazı kalemlerin ağırlıklarının, bilakis aile bütçesi içindeki payı daha fazla yer kaplamaktadır. Enflasyonda kalıcı düşüş için yapısal reformların üretim odaklı olması ve vergi reformunun yapılması gerekliliği vardır.
Bu değişiklik ile ilgili söylenmekte olan eleştirilere de katılıyorum. Özellikle reel olarak geliri artmayan, kişi başına düşen milli geliri ABD Doları bazında gerileyen ülkemizde, aşağıdaki tabloda yer alan bazı kalemlerin ağırlıklarının, bilakis aile bütçesi içindeki payı daha fazla yer kaplamaktadır. Enflasyonda kalıcı düşüş için yapısal reformların üretim odaklı olması ve vergi reformunun yapılması gerekliliği vardır.
Ege Cansen Hoca'dan alıntı ile bitireyim...
Son söz: Kaş yapayım derken göz çıkarmak, bu mu desek!



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder